YÜREĞİMİZ SOMA’DA! ÖFKEMİZ SOKAKTA!

Soma’da 13 Mayıs 2014’te meydana gelen ve 301 canımızı yitirdiğimiz yüzyılın en büyük iş faciasının yıldönümü

YÜREĞİMİZ SOMA’DA! ÖFKEMİZ SOKAKTA!

Soma’da 13 Mayıs 2014’te meydana gelen ve 301 canımızı yitirdiğimiz yüzyılın en büyük iş faciasının yıldönümü

YÜREĞİMİZ SOMA’DA! ÖFKEMİZ SOKAKTA!
16 Mayıs 2015 - 12:43

301 canımızın acısı hala yüreğimizde. 13 Mayıs işçi katliamında Soma’da yaşamını yitiren tüm maden emekçilerini saygıyla anıyor, yakınlarına ve tüm maden emekçilerine bir kez daha başsağlığı diliyoruz.

Bugün, bu acıyı unutturmamak için, böyle acıların bir kez daha yaşanmaması için alanlardayız.
Soma`da açıkça bir iş cinayeti yaşanmış olmasına rağmen, aradan geçen bir yıl içinde bu vahşi cinayetin asıl sorumluları ve arkasındaki güçler yargı önüne çıkarılmadı. Bir yıl sonra açılan Soma davasında ise sadece 8 kişi tutuklu olarak yargılanmaya başlandı.
Ülkemizde Soma gibi bir facia yaşandıktan sonra dahi her ay onlarca emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmektedir.
Bu kaza mıdır, kader midir? Hayır bu resmen cinayettir! Emekçileri güvencesizliğe, taşeronlaşmaya, denetimsizliğe teslim edenlerin işlediği cinayet…
Soma’da 13 Mayıs günü yaşanan facianın, bu katliamın sebebi, uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaştırma, rödovans, örgütsüzleştirme, sendikasızlaştırma, köleci çalışma sistemi; kamu madenciliğinin yok edilmesi ve kamu kurumlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim  birikiminin dağıtılması gibi neoliberal politikalardır.
Bir kez daha söylüyoruz; Soma’da yaşanan kaza değil cinayettir. 301 maden emekçisinin ölümü kader değil katliamdır. Bu katliamın sorumluları hala hesap vermemiştir.
Bugüne kadar uyarılarımızın hiçbirini dikkate almayan hükümet; "Bu işin fıtratında var" diyerek bilim ve tekniğin karşısında olduğunu ilan etmiştir.

Biz, öngörülen ve önlenebilir risklerin ne kaza, ne fıtrat olmadığını biliyoruz.
Göz göre göre ölümle karşılaşmamanın, çeşitli meslek hastalıklarına yakalanmamanın olanaklı olduğunu biliyoruz. Dünya, bunun bilimsel, teknolojik, yasal, demokratik koşullarını çoktan sağlamışken, tüm dünyadan ileri olduğunu söyleyenlerin bizi ölüme mahkum etmesini kabul etmiyoruz.
Biz yaşamını alın teriyle kuran emekçiler, güvenceli koşullarda çalışmak ve emeğimizin karşılığını almak istiyoruz.

Bir kez daha yineliyoruz;
İşçi sağlığı ve iş güvenliği sorunları piyasacı yaklaşımlarla çözülemez. Sendikaların, meslek odalarının, üniversitelerin karar süreçlerinde ve yönetiminde yer aldığı, idari ve mali yönden bağımsız, demokratik bir işleyişe sahip Ulusal İşçi Sağlığı Güvenliği Kurumu bir an önce oluşturulmalıdır.
Emekçilerin güvencesiz ve kayıt dışı çalıştırılması engellenmelidir.
Sendikalaşmanın önündeki ILO standartlarıyla çelişen engeller kaldırılmalıdır.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği kavramlarıyla temelden çelişen ve özellikle kamuya ekonomik anlamda da yük olan, işçileri köleleştiren taşeron ve rödovans sistemlerine son verilmedir.
Çalışma yaşamının bütün alanlarında işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmalı, iş cinayetlerinde sorumluluk payı olan herkes yargı önünde hesap vermelidir.
Eğitim Sen olarak başta Soma ve Ermenek'te hayatını kaybeden maden işçileri olmak üzere, bugüne kadar iş cinayetlerinde hayatını kaybeden bütün işçileri saygıyla anıyoruz.
Yüreğimiz Soma’da! Öfkemiz Sokakta!
Kaza Değil, Kader Değil Katliam!
Unutmayacağız, Unutturmayacağız, Affetmeyeceğiz!

                                          
                                                                                                                                DİSK-KESK-TMMOB-TTB
                                                                                                                     Adına EĞİTİMSEN Selçuk Temsilciliği


Bu haber 1225 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum