Bugun...
13.12.2017 - Şikayet, şikayet, şikayet...


İbrahim BECER EFESSELÇUKtan YAZIYOR
i.becer@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 14-12-2017 11:14

Yapılan, edileni beğenmemek, üzerine de yapım aşamasında meydana gelen aksaklıklardan, rahatsızlıklardan ötürü devamlı şikayet etmek gibi bir rahatsızlığımız var. Hani, ilçeyi başından sonuna kadar tabelalarla donatsak ve uzaydan görünecek şekilde, 'Verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz' diye yazsak kimseyi kesmeyecek sanki.
Evet yollar köstebek yuvası gibi, yağan yağmurla beraber çamur deryasına dönmüş falan ama ortada yapılan edilen de bir şeyler var. Doğal gazın kolaylığı, su borularının yenilenmesi gibi hizmetler de az emek değildir. Şikayet etmek bir alışkanlıktır ama daha da iyisi bir çözüm üretebilmek, en azından katkı koyabilmektir. Doğal gaz olmadığı zaman hava kirliliğinden bahis açılacak, içme suyu şebekeden sağlanamayınca da başka şikayetler gündeme gelecek. Demem o ki, bu alışkanlıklardan artık sıyrılalım.
Bir de şu dikkatimi çekiyor: Nispeten alışkanlıklarımızı değiştiren çalışmayı Selçuk Belediyesi yapıyorsa karşı taraf, yok tam tersi İzmir Büyükşehir Belediyesi yapıyorsa bu sefer de bu taraf şikayetlerini dillendiriyor. Objektif olamamak sadece bize has değil, bu ülkenin sorunu olduğu için yadırgamıyorum ama en nihayetinde birilerinin gayret göstermesi de güzel bir gelişme. Çünkü adım gibi biliyorum ki, bu çalışmalar olmasaydı bu sefer de Selçuk'un üzerinde ölü toprağı olduğundan bahsedecektik. 
Yanisi şu ki değerli Selçuklular, şikayet kültürünün kimseye fayda getirdiği görülmemiştir. İş şikayet etmek olsun, ne örnekler var ama ortada yapılan bir iş varsa da sabretmek önemli. En basitinden İzbanın Selçuk'a gelmesi büyük bir nimet değil mi? İzbanın yapım aşamasında da binlerce şikayet dillendirildi. Köprünün ulaşıma kapanması dolayısıyla trafik keşmekeşinin olması, Şirince'ye ulaşımın aksaması vesaire. Fakat kimsenin aklına arabasını ana arterlere park etmemek gelmedi. Kimse rutinini bozmadı ve alışkanlığından vazgeçmeden zaten sıkışması muhtemel trafiği daha da zorladı. 
Şikayet etmekten vazgeçmek, sürecin iyiliği için bir tuğla da senin koyman şüphesiz ki doğru olanıdır, Lakin, bu bir aydınlanma demektir ve sen dırdırlarınla karanlığa kendini mahkum etmişsen güneşin nereden, saat kaçta doğduğu fark etmiyor. Çünkü senin derdin olanları veya olacakları görmek değil; senin derdin hangi tarafın aşığıysan karşı tarafı düşkün ilan etmekten öte değil.
Peki, şikayet kültürünün sana ne faydası olur? Çözüme katkı koymadığın, sabredemediğin ve sürekli negatif olduğun için sesini duyan olur mu?
Aklıma bir rubai geldi Hayyam'dan; yazıyı da onunla sonlandırayım da tam olsun...
'Ha Belh'de ölmüşsün, ha Bağdat'ta hepsi bir / Kadeh doldu mu acı da olsa içilir / Keyfine bak, çok aylar doğmuş batmış sensiz / Sensiz daha çok ayların ondördü gelir...

 



Bu yazı 312 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



4 + 2 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI